|
|
|
Kumluca'nın kendi tarihinin çok yeni olmasına
rağmen,çevresinde çok eski ve köklü bir medeniyetin oluştuğu hala
ayakta olan şehir kalıntılarından anlaşılmaktadır. İlçemiz sınırları
içinde Lykia (Likya) medeniyetinden kalma eserler bulunmaktadır.Sonradan
Romalıların bölgeyi ele geçirmesi ile aynı şehir kalıntıları içinde
Roma geç devir eserleri de yer almaktadir.
|
| |
CORYDELLA (KORYDALLA)
|
|
Şehir Kumluca'nın batısındaki ve ilçe merkezine 1 km. uzaklıktaki
iki tepe uzerinde kurulmuş.Bugün toprak üstünde yalnızca şehre
su getiren aguaduktur kalıntıları seçilebilmektedir.Diğer
eserler yok edilmiştir.Kent özellikle Bizans ve geç Bizans
devirlerinde gelişme göstermiştir.Fakir bir köylü kadının
keçisinin ayagina bir zincirin takılması ile ortaya çıkan
ve "Kumluca Definesi" diye tanınan define bu ören
yerinde çıkmıştır.Ne yazık ki çok değerli altın ve gümüş eşyalardan
oluşan definenin büyük bir kısmı Amerika'ya kaçırılmış,çok
az bir kismı Antalya Müzesi'nde sergilenmiştir. |
|
|
|
Rhadiopolis ise Corydella ile aynı yönde, Kumluca'nın batı
yönünde,şehre 4 km.uzaklıkta bir dağın yamacında kurulmuştur.
isminden dolayı Rodosluların kurduğu bir şehir olduğu arkeologlarca
söylenir. XIX. Yüzyıl bilginlerince kentin adı "Rhudos"
(Gül) ile ilgili görülmüştür. Kentle ilgili bilgileri Rhadiopolis'in
yapılmasında büyük yardımları bulunan Hadrian zamanında yaşamış
Opramoas adlı Lykia'lı bir zenginin diktirdigi anıttan öğrenmekteyiz.
Arkeolog Cevdet Bayburtluoğlu'na göre Lykia dilinde yazılmış
kitabelerin en doğuda olanı Rhadiopolis'te olduğu ve Lykia
ülkesinin doğu sınırının bu şehirde olduğunu gösterir.
Kral Opramoas zamanında en zengin devrini yaşayan şehir,adı
geçen kral vasıtası ile komşu şehirlerin tahrip olan eserlerini
de yardım ederek onarttırmıştır. Şehrin tiyatrosu, hamamı,
Opramoas anıtı, kilisesi,kaya mezarlarl ve lahitleri çok sayıda
su sarnıcı bulunmaktadır.Tiyatronun skenesinde yazılı olan
12 imparator mektubu,19 procurator mektubu ve 33'u birlik
taplantısına ait yazılı anıt antikacılarca tahrip edilmiştir.
|
|
|
 |
Kumluca'dan alakır barajı kenarından 30 km.gidilerek
asfalt yoldan Karacaören köyü incirağacı mahallesine
varılır. Buradan 5 km.kadar stablize yoldan kuzeyde
gidilerek Karacaören köyü Kozağacı mahallesine varılır.Burada
İbedessios Antik kenti vardır.kentte bir tiyatro ile
hamam,su yolu,kilise ve kitabeli-kabartmalı aile mezarları,gözetleme
kulesine rastlanır.Şehrin yapılarının çoğu geç Bizans
devrine aittir.Şehrin en önemli özelliği lahitlerin
U planı oluşturacak şekilde üç mezarın yanyana konulmasıyla
aile mezarlarının meydana getirilmiş olmasıdır.Lahitlerin
üzerinde çoğunlukla kitabe ve vazo şekilleri vardır.Boğayı
parçalamaya hazırlanan bir arslanın lahit üzerine
yarım kabartma şeklinde işlendiğini gösteren tablo
ilgi çekicidir.Ancak boğanın başı kırılmıştır. |
|
|
AKALİSSUS
|
|
Kumluca'dan alakır barajı kenarından 30 km. gidilerek asfalt
yoldan Karacaören köyü incirağacı mahallesine varılır. Köyün
güneydoğusunda kaya mezarlarına ve lahitlere rastlanır.
Burada 1950 li yıllarda çok büyük hazineler köylüler tarafından
çıkarılmış ve hepsine devlet tarafından elkonulmuştur.
|
|
|
|
|
 |
Kumluca'nın doğusunda yer alan Olympos ise Hellenistik
devirde kurulmuş bir şehir olup,Kumluca'ya 25 km. uzaklıktadır.Kumluca'dan
Antalya'ya giderken Ulupınar'a varmadan önce (çavuş Köyüne sapan
yoldan gidilir. Varlığını M.Ö. II. yüzyılda bastırdığı sikkelerden
tanımaktayız.M.Ö.100'de Lykia Birliğinin önde gelen ve üç oy hakkına
sahip altı şehrinden birisidir. M.Ö. 1. yüzyılda korsanların yatağı
olmuş,M.Ö. 78'de Romalı kumandan Servilius isauricus,Olympos'u
korsanlardan temizleyerek Roma topraklanna katmıştır.M.S.II.Yüzyılda
Rhadiopolis'li Opramoas burayada yardım elini uzatmış şehir en
mamur hayatını bu yüzyılda yaşamıştır.Şehrin ortasından bir derecik
akmaktadır.Derenin güney yakasında Bizans Bazilikası (Mahkeme
salonu) yer alır.Onun gerisinde tiyatro, tiyatronun batısında
nekropol vardır. Derenin kuzeyinde ise deniz tarafinda 50 metre
yükseklikte akropol, onun batısında kubbeleri mozaiklerle kaplı
hamam ve daha batıda sadece anıtsal kapısı kalmış olan mabet yer
alır. |
MELANİPPE |
| Mavikent Kasabası sınırları içerisinde bulunmaktadır.Antik
kente ait kalıntılar hala mevcut olmakla;Melanippe antik kentinin
geçmişi ile ilgili detaylı bir bilgiye ulaşılamamıştır. Kent hakkında
edinilen bilgilere göre Hellenistik döneme ait bir kent olduğu söylenilmektedir. |
 |
Mavikent Kasabası Aktaş Mevkiinde bulunan Gagae
isimli antik kent Akropolis kayalığı ile Deniz arasında kalan
bir alanda kurulmuştur. Buradaki yapılar Roma ve Ortaçağ izlerini
taşımaktadır.Şehrin duvarları ve bazı Hiristiyan Kiliseleri ile
bir çok kalıntılar hala durmaktadır.Gagae aşağı ve yukarı olarak
değerlendirilen bir Akrepolis idi. Gagae'ye Paleopolis'de denilmistir
Gagae ismi varlığının şu an araştırılmasının mümkün
olmadığı,bir tür taş olan Gagates'tin türediği bilinmektedir.
Serpentin Porfiritit tuzaklar ve kireçtaşından oluşan çevrenin
mineral özellikleri hakkında özel bir araştırma bulunmamaktadır. |
|