|
|
|
 |
Kumluca 'nın Bölgedeki Yeri;Kumluca Ilçemiz,
konum itibariyle, Güney Bati Anadolu'daki Teke Yarimadasında
yer alir. Eski çaglarda ve Kumluca'nın ilk kuruldugu
zamanda bu bölge, "Likya" olarak adlandirilirdi. O
zamanki Likya; Doguda Pamfilya, batida Karya, kuzeyde ise
Psidya seklinde adlandirilan bölgelerle çevrili
idi.
|
|
| |
 |
 |
Likyalilar'in Kimlikleri ve Ilgili Arastirmalar
" Likya" isminin ne anlama geldigini, Likyalilar'in kim olduklari
ve kökenleri ile ilgili olarak, tarihçiler arasinda
tam bir görüs birligi yoktur. Büyük tarihçi
Heredotos'a göre Likyalilar, Girit'ten göç
etmis bir topluluktur.
Çagdas tarihçilerimizden Oktay Aksit'e göre
ise, Eski dogu ve Misir kaynaklari bize daha önemli belgeler
sunmaktadir. Bu kaynaklarda Likyalilar, Lukkalar adi ile anilmaktadirlar
ve en iyimser tahminle M.Ö. 2.000'li yillarin ortalarindan
beri, Likya'da oturmaktadirlar. Erken bronz çagi yerlesimi
ile ilgili en önemli bulgular, Elmali'ya 11 km. u-zaklikta
olan, Semahöyük köyünde yapilan kazilarindan
elde edilmistir. Finike ilçe sinirlarinda ve yakin
çevresinde bir çok kazi yapilmaktadir. Bu kazilardan
ö-nemli kalintilar elde edilmistir. Buna ragmen, Finike'deki
yerlesim tarihi, Semahöyük'deki yerlesim kadar eskiye
dayanmamaktadir. Likya uygarligindan kalan bu kalintilar,
yapilan arkeolojik arastirmalardan elde edilen bulgularin
en eskileridir.
Likya Devleti
Likyalilar, dönemlerinin en güçlü devletlerinden
biridir. Güçlü donanmalari ile deniz asiri
savaslara katilmislar, komsu devletlerle ittifak kurmuslardir. |
Likya devletinin
bu gücü M.Ö. l. Yüzyila kadar sürmüstür.
Kolonizasyon devrinde ise, Likya'nin dogusunda sadece bir sehirde
yerlesme görülmesi, Likyalilar'in kuvvetli durumlarini,
M.Ö. l. Yüzyilda da sürdürdügünü
göstermektedir.
Likyalilar'in Sonu
Likyalilar, dönemin güçlü devletleri ile
zaman zaman savasmislardir. O devrin en güçlü
devletlerinden olan Lidyalilar, tüm çabalarina ragmen,Likya'yi
istilâ edememistir. M. Ö. VI. Yüzyildaki Pers
istilâsina kadar güçlü ve bagimsiz olarak
yasayan Likyalilar, bu tarihte Persler'in hakimiyetine girmislerdir.
Dogu Akdeniz ticaretinin gelismesi öncesinde Likyalilar,
zengin bir devlet idi.' Onlarin bu zenginligi, önce Persler'in,
daha sonra Büyük Iskender'in dikkatlerini Likya'ya
çekmistir. Büyük Iskender, M.Ö. 330 yilinda
önemli bir direnisle karsilasmadan Likya'yi istilâ
etmistir. Bu tarihte Likya, yine Pers baskisi altindadir. Likyalilar
Büyük Iskender istilâsina karsi koymamakla,
Pers baskisini atlatmayi ve ilk firsatta hürriyetlerine
kavusmayi düsünmüslerdir. Fakat düsündükleri
olmamis, Büyük Iskender'in, Likya'yi almasindan sonra
Likyalilar, bir daha tam bagimsizliklarini elde edememislerdir.
Büyük Iskender'in ölümünden sonra,
bölgede tam bir kargasa dönemi baslamistir. Denetim
zayiflamis ve Likya topraklari degisik kavimlerin hakimiyetine
girmistir. Suriye, Misir ve Rodos'ta hüküm süren
devletler, kisa sürelerle de olsa Likya'da egemen olmuslardir.
Bölgedeki kargasa M.Ö. II. yüzyilin baslarinda
sona ermistir. Bu tarihte Limyra Beyi Perikles, Likya birligini
saglamistir. Daha sonraki yillarda istikrar tekrar bozulmus,
sahiller yeniden korsan yatagi haline gelmistir. M.Ö. 67'de
tam yetki ile Likya'ya gelen Pompeyüs, bölgeyi korsanlardan
temizlemistir. M.S. 43'de de, imparator Caldius, Likya ile Pamfilya'yi
birlestirilerek, yeni bir eyalet olusturmus ve adini Likya-Pamfilya
olarak degistirmistir. Erken Hiristiyanlik bölgede çok
taraftar bulmus, Myra (Demre), Hiristiyanligin merkezi haline
gelmistir. O dönemlere kadar, özgür olmasalar
da, benliklerini kaybetmeyen Likyalilar, Helenler ve Romalilar
döneminde ulusal kimliklerini kaybetmeye baslamislardir.
Bizans hakimiyeti döneminde ise, tamamen eriyip gitmislerdir.
|
|
 |
|
Bizans'in zayiflamaya baslamasi ile, bölgede Arap saldirilari
görülmeye baslamistir. Hatta zaman zaman bazi bölgeler,
Araplar tarafindan isgal edilmistir. 1071 Malazgirt Zaferi,
bölgedeki Türk hakimiyetinin de müjdecisi olmus,
kisa zamanda tüm Anadolu ile birlikte,Kumluca ve yöresi
de Selçuklular'in denetimi altina girmistir.
Anadolu Selçuklu hakimiyeti, 1207-1308 yillari arasinda
sürmüs ve bu dönemde bölgeye Orta Asya'dan
gelen Teke Boyu yerlestirilmistir. Anadolu Selçuklular'in
yikilmasindan sonraki 1308-1361 yillari arasinda bölgemiz,
Tekeogullari Beyligi'nin hakimiyetinde kalmistir.
Osmanlilar tarafindan 1426'-da ortadan kaldirilan Tekeogullari
Beyligi'nden sonra, yörede Osmanli idaresi baslamistir.
|
|
 |
 |
Kumluca ,
20 mahalle ve 24 köye sahiptir. Son yapılan 2000 sayımlarına
göre ilçemizin toplam nüfusu 63413 dür.Bu nüfusun %39.8 ilçe
merkezinde %35.8 kasabalarda %24.4 köylerde yaşamaktadır.Buna
göre ilçenin %75.6 i Şehirleşme durumundadır. ilçe merkezi
ve Kasabalarda nufus artışı devam etmekte olup,Turfanda sebze
yapılan merkezlere doğru nufus kaymaktatır.İlçemiz 36,23 enlem
ve 30,18 boylam derecelerinde yer almaktadır. İlçemiz doğuda
Antalya il merkezi, kuzeyde korkuteli ilçesi, batıda Finike
ve Elmalı ilçeleri,Güneyde Akdeniz ile çevrili bulunmaktadır.Sahil
kesiminde iklim Akdeniz iklimi iken Elmalı ve Korkuteli ilçe
sınırlarına yakın yerlerde geçit iklim hakimdir.ilçe merkezinin
bulunduğu zemin,Alakır çayı ile Gavur deresinin dağlardan
sürükleyip getirdiği alivyonlu bir ovadır.Yer yer çakıl, kum
ve toprak katmanlarından oluşmuş olan bu ovanın oluşumu yenidir.Dağ
köylerinde ise eğimli ve hafif taşlı, fakat genellikle verimli
bir toprak yapısı mevcuttur. Bu şekliylede ülkemizin turfanda
sebze ve meyve yetiştiriciliğinde öneli söz sahibidir. |
Kumluca'nın
kendi tarihinin çok yeni olmasına rağmen,çevresinde çok eski
ve köklü bir medeniyetin oluştuğu hala ayakta olan şehir kalıntılarından
anlaşılmaktadır.Buda beldelerimize olan ilgiyi her yıl arttırmaktadır.Olympos
ve Çavuşköy (Adrasan) dünyaca bilinen turistik beldelerimizdir.Kumluca
Deniz ve dağ turizminin bir arada organize olup çalışabileceği
bir ortama sahiptir. Adrasan (Çavuşköy)Beldesi ve yazır köyünde
daha çok pansiyonculuk yapılmakta ve tabii güzellikler bozulmadığı
için yoğun ilgi görmektedir. Bu Beldelerde günde irili ufaklı
1500-1600 kişiye hizmet verilmektedir. Kemerdeki turistik
tesislerden Jiplerle Altınyaka ve kuzca köyü söğütcuması yaylalarına
günlük turlar düzenlenmektedir. Bu yerler yayla turizmi için
çok elverişli olup; Günlük turlar hariç konaklama için şimdilik
yerli turizme açılmış durumdadır. |
|
|
|